Gönderen Konu: Zıpkın ile balık avı  (Okunma sayısı 2156 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı
Mehmet Ünsalan

  • S/Y Baracuda
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 821
  • Datça- Muğla
  • 6 Mesajı Toplam
    33 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #30 : Ocak 11, 2010, 00:49:03 »
benim merak eettiğim şey yanlış bilmiyorsam tüplü dalışta her 4m 2 dk.bekleniyor vurgun yememek için siz 10-15m bahsediyorsunuz. benim bilgim mi yanlış yoksa efesle dalışta vicut kendini mi dengeliyor
Cihan Korsan'ım,
Dediğin gibi bir kaide yok. Su altında hangi derinlikte ne kadar süre kaldığın göre , çıkışta hangi metrelerde kaç dakika dekompresyon yapacağınıgösteren dekompresyon tablosuna göre veya bilgisayarlı dekompresyon saatine göre , dekompresyon yapman gerekiyorsa, yapman gerekir. Bu da genelde 3 metre veya 6 ve 3 metrelerde olur.Fazla derine inilmeyen ve fazla kalınmayan bazı dalışlarda hiç dekompresyon gerekmeyebilir.

Savaş korsan'ım, hemen hemen pişti olmuşuz, kusura bakma... :-[
« Son Düzenleme: Ocak 11, 2010, 00:51:39 Gönderen: Mehmet Ünsalan »

S/Y Baracuda - Datça

Yaşam,aldığın nefeslerin sayısı ile değil, nefesini tuttuğun anların sayısı ile ölçülür !

Çevrimdışı
Alper Balamur

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 67
  • Bursa
    • dalış videoları paylaşım sitesi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #31 : Ocak 11, 2010, 00:56:48 »
benim merak eettiğim şey yanlış bilmiyorsam tüplü dalışta her 4m 2 dk.bekleniyor vurgun yememek için siz 10-15m bahsediyorsunuz. benim bilgim mi yanlış yoksa efesle dalışta vicut kendini mi dengeliyor

Bahsettiğiniz bekleme süresi tüplü dalışta DECO( decomprosyon) süresi olarak adlandırılır ve detaylı hesaplama çeşitleri vardır.

Sportif amaçlı yapılan dalışlarda deco yapılmaz ve sportif amaçlı dalışlar max 18 mt'dir.

 Deco lu dalışlarda belirli derinliklerde belirli sürelerde beklenir ve bunun her derinliğe ve dalış süresine göre hesapları vardır. Yani 4 mt de 2 dk gibi değil :)

Örneğin 1 atm basınç altında (deniz seviyesinde) insan dokularındaki çözülmüş nitrojen seviyesi yaklaşık 1 lt dir. 10 Metrede soluduğumuz hava ile bu  oran iki katına çıkmaktadır. Yukarıya çıkarken dakikada max. 18 mt ile bu oranı dengeliyoruz.
Belirli derinliklerde belirli kalış limitleri vardır örneğin 30 metrede 30 dk kaldık. 4 ATM altında kanımızda 4 misli fazla nitrojen birikecektir.
Bu dekolu bir dalıştır. Belirli derinliklerde belirli sürelerde beklemeli ve kanımızda biriken fazla nitrojeni atmalıyız.
Atmadığımız taktirde hızlı bir şekilde çıkış yapıldığında ortam basıncı aniden 1 ATM ye düşecek ve kanımızdaki 4 kat fazla nitrojen hava kabarcıklarına dönüşecek damarlarımız tıkanacak ve buda VURGUN a sebep olacaktır.
Bu kurallara uyulduğu neticede vurgun riski yoktur ve Scuba Dalışı (tüplü dalış ) yapılmadan önce mutlaka yetkili dalış eğitmenlerinde tüplü dalış eğitimleri alınmalıdır.

Serbest dalışta ise sualtına tek nefesle dalındığından dolayı ( hava kaynaksız ) kanımızda nitrojen birikmeyecek ve vurgun riski oluşmayacaktır.

Ben yazana kadar gerekli bilgilendirme yapılmış :)
« Son Düzenleme: Ocak 11, 2010, 01:02:41 Gönderen: Alper Balamur »

Alper BALAMUR // BURSA

Çevrimdışı
Savas Kavuncu

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 291
  • İstanbul
  • 12 Mesajı Toplam
    15 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #32 : Ocak 11, 2010, 01:07:45 »

Savaş korsan'ım, hemen hemen pişti olmuşuz, kusura bakma... :-[

Mehmet Korsanim, rica ederim..  :)

Sevgiler, saygilar...


Çevrimdışı
Ahmet Çelenoğlu

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 2.735
  • İstanbul
  • 32 Mesajı Toplam
    41 Kere Beğenildi
    • Eğitim, tekne danışmanlığı, sörvey
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #33 : Ocak 11, 2010, 09:01:26 »
Tüplü dalışta basınçlı hava solursunuz. Bu nedenle derinlik ve zaman iki önemli faktördür. Daldığınız derinlik arttıkça veya dalış süreniz uzadıkça azot gazı sıvılaşarak kana karışır ve basınç azaldıkça (yani su yüzeyine çıkıldığında 10 dakika sonra bu sıvı tekrar gaza dönüşür ve damarı tıkar. Tıkanan damarın yerine göre vücutta hasar oluşur. Beyinde tıkalı bir damar genellikle felç anlamına gelir. Bu vurgun olarak adlandırılır.

Sıvılaşmış azot gazının atılabilmesi için belirli derinliklerde kalınan süre ve inilen derinliğe göre 9-6-3 metrelerde bekleme yapılır. Hangi derinlite ne kadar beklenmesi gerektiği tablolar halinde belirlenmiştir. Yeni dalış bilgisayarları bunu kendiliğinden yapıyor. Yine de bu tabloları dalıştan önce incelemek veya tabloyu dalışta yanında bulundurmak iyi bir fikirdir. Denizde kağıt harita ve pusula asıl navigasyon aletleridir. GPS ve sistemleri yardımcıdır. Dalışta da dalış bilgisayarı yardımcıdır. Tüplü dalışlarda su yüzyüne çıkarken çıkardığınız hava kabarcığından hızlı  çıkmamak da doğru bir davranıştır. Eğer havanızı bitirdiyseniz, yukarı çıkıp hava kaynağı (tüp nargile vs) alıp 10 dakika içinde dekompresyon için inebilirsiniz.

Aletsiz (basınçlı hava solumadan) dalışlarda böyle bir kısıtlama yoktur. Basınçlı hava solumadığınız için vücüt boşlukları ezilerek daralır ve kan üzerinde aşırı bir basınç oluşamaz. Aşırı derinliklere inememeniz ve sürenizin kısıtlı olması vurgunu engeller, yani azot sıvılaşamaz. Aletsiz dalışlarda yeterli oksijeni alamamanız en önemli sorundur. Oksijensizlik nednei ile bayılırsınız veya nefes alma refleksiniz sizi efes almaya zorlar ve boğulursunuz. Nefes alma isteği derine indikçe daha çok artar. Örneğin bir havuzda birkaç metre derinlikte 50 -100 metre nefes almadan yüzebilen biri yüzdüğü derinliğin yarısına kadar inemez. Aşırı derinlere inememenin sebeplerinden biri de vücuttaki hava boşluklarının basınç nedeni ile sıkışmasıdır. Öncelikle göğüs kafesi ve karın boşluğu sıkışır. Derinlik arttıkça boğaz sıkışmaya başlar ve bu büyük acı verir. Rekor için dalanların boğaz sıkışmasından, yapıları nedeni ile, zarar görmedikleri görülmüştür. 

Bir küçük anı:

1970 li yıllarda Sarosa dalışa giderdik. Çeler diye bir ağabeyimiz vardı. Bildiği bir yerde yaklaşık elli metre derinlikte bir taşta böcek vardı. Dalar ve böcek çıkarırdı. Her zaman çıkaramazdı. Biz yukarıda beklerdik. Böceği alır, yukarı çıkarken nadir de olsa havasızlık nedeni ile yüzeye 10 metre veya daha az kala bayılırdı. O derinlikten alır ve yüzeye çıkarırdık. Aşırı bir kendinden geçme olmamalı ki elindeki böceği bırakmazdı.


Bir tekne limanda güvenliktedir, ancak tekneler limanda durmak için yapılmazlar.

Çevrimdışı
Erhan Balamur

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 211
  • Bursa
  • 2 Mesajı Toplam
    2 Kere Beğenildi
    • sualtıavcıları.org
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #34 : Ocak 11, 2010, 10:04:33 »
Bir küçük anı:

1970 li yıllarda Sarosa dalışa giderdik. Çeler diye bir ağabeyimiz vardı. Bildiği bir yerde yaklaşık elli metre derinlikte bir taşta böcek vardı. Dalar ve böcek çıkarırdı. Her zaman çıkaramazdı. Biz yukarıda beklerdik. Böceği alır, yukarı çıkarken nadir de olsa havasızlık nedeni ile yüzeye 10 metre veya daha az kala bayılırdı. O derinlikten alır ve yüzeye çıkarırdık. Aşırı bir kendinden geçme olmamalı ki elindeki böceği bırakmazdı.


Bu anlatmış olduğunuz olay kısmı bilinç kaybıdır elindekini bırakmaması bunu gösterir ,Yani biz buna "samba" deriz.
Kavramların bir birine karışmaması için kısaca izah edeyim.
 
Senkop= (sığ su bayılması)Basit olarak anlatmak gerekirse "bilinc kaybıdır"  beyine yeteri kadar oksijen gitmemesinden dolayi olur ve   1 dakika icinde beyine tekrar kan gitmesiyle bilinç yeniden yerine gelir.
Burada ki tehlike su altınada bunun başımıza gelmesidir.

Nasıl oluşur ? su altına vücudumuzda azalan oksijen miktarı yüzeye çıkmaya başladığımız andan itibaren vücuttaki oksijen kaslar tarafından emilir ve beyine gereken oksijen limitinin altına düşer ve beyin şartelleri indirerek kendini korumaya alır bu olay genelde satıha 3-5 mt. kala olur.

Samba= Beyine oksijen gitmemesinden dolayı kısmi bilinç kaybıdır , tam bayılma gerçekleşmez. Sambaya girme belirtileri vardır vücut kendini kötü hissettirir ve ardından kısmı bilinç kaybı gerçekleşir vucut kendini kötü hissettiğinde ağırlık kemeri bırakabilinirse kurtuluş şansı yüksek olur.

Hiperventilasyon = Belirli bir zaman diliminde alınması gereken nefesin dışında çok sık ve derin nefes alınmasıdır ,  Hiper ventilasyonda vucuttaki oksijen miktarı artmaz sadece karbondioksit miktarı düşer . Şunu unutmamak gerekir ki nefes alma ihtiyacı vucuttaki oksijen miktarının azalmasından değil karbondioksit miktarının artması ile meydana gelir.
Yani kısaca hiperventilasyon yapan kişi sualtında beyine gerekli olan oksijen miktarı düşse bile vücuttaki karbondioksit oranı geç arttığı için nefes alma ihtiyacı hissetmeyecek ve bu da senkop veya sambaya zemin hazırlayacaktır.



Peki  bunları basitçe anladık , şimdi senkop veya sambanın tek suçlusu hiperventilasyon mu?

Tabii ki hayır.
Akşam aldığımız alkol , uykusuzluk ,  yorgunluk , sigara , kullanılan ilaçlar , dengesiz beslenme , hırs en büyük nedenlerdir.

İlginçtir ki sığ su bayılması geçirip hayatını kaybeden kardeşlerimizin hepsi sıhatli ve kendine güvenen arkadaşlarımızdı , kendini iyi hissetmeyen ve sağlıksız olanlarda bu risk daha az çünkü limitlerini ve problemlerini bildiği için tedbirli davranıyorlar.

Herşeyde olduğu gibi burada hırs ön plana çıkıyor ve bizim sonumuzu hazırlıyor.

Sıhatli dalışlar dilerim.

Saygılarımla...


Çevrimdışı
Taner Özer

  • T A L Y A - Fethiye
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 891
  • İstanbul
  • 31 Mesajı Toplam
    43 Kere Beğenildi
    • TALYA
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #35 : Ocak 11, 2010, 10:10:38 »
http://www.kitapdenizi.com/kitap/12824-Sualti-Avciligi.aspx

Sevgili Jack Bueno'nun 2000 yılında basılan "Sualtı Avcılığı" kitabını, zıpkınla dalışa meraklı olanlar okuyabilirler.
Ben de nadir olarak sualtına inerim.
Çok fazla birşey avlayamasamda sulatında olmak çok keyiflidir.

TANER

Çevrimdışı
Erhan Balamur

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 211
  • Bursa
  • 2 Mesajı Toplam
    2 Kere Beğenildi
    • sualtıavcıları.org
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #36 : Ocak 11, 2010, 10:21:58 »
http://www.kitapdenizi.com/kitap/12824-Sualti-Avciligi.aspx

Sevgili Jack Bueno'nun 2000 yılında basılan "Sualtı Avcılığı" kitabını, zıpkınla dalışa meraklı olanlar okuyabilirler.
Ben de nadir olarak sualtına inerim.
Çok fazla birşey avlayamasamda sulatında olmak çok keyiflidir.

TANER


Jak hocamız bu işin duayenlerindendir , bu konuda son yıllarda yayınlanmış tek kitaptır , tavsiye ederim...


Çevrimdışı
Erhan Balamur

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 211
  • Bursa
  • 2 Mesajı Toplam
    2 Kere Beğenildi
    • sualtıavcıları.org
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #37 : Ocak 13, 2010, 12:13:38 »
Sevgili Geko'lar sualtı avcılarının en büyük sıkıntılarından biri dalış yapılan bölgeden teknelerin geçmesidir , ölümcül kazalar meydana gelmektedir.

Dalış bayrağı bulunan şamandıra veya teknelere 100 mt. den fazla yaklaşılmaması tehlikeyi minimuma indirecektir.




« Son Düzenleme: Ocak 13, 2010, 12:14:38 Gönderen: Erhan Balamur »


Çevrimiçi
Ahsen Yüksek

  • S/Y Bora Bora 1
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 1.126
  • İstanbul
  • 22 Mesajı Toplam
    76 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #38 : Şubat 23, 2010, 11:07:47 »
Burda da biraz tartışılmıştı başka form lada da gündeme gelmiş. Ben de sizlere aynen aktarıyorum
Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.
 
Bu gibi e-gruplarda defalarca dile getirilmesine karsin, hala ayni konusmalarin ayni cumlelerle sil bastan yapiliyor olmasi cok uzucu. Bakis acimizda bir arpa boyu yol gidemedigimizin bir gostergesi.
 
Amator avciligin (zipkin) hedefi ile trol, girgir, ag vs. gibi araclarla yapilan avciligin (yasal veya yasa disi) hedefinin ayni olmadigini kavramak niye bu kadar zor geliyor, anlayabilmis degilim. Zipkinla avcilik tartisilirken her seferinde trol vs gibi avcilik yontemlerinin yaptigi hasarlar one surulerek zipkinla avcilik masummus gibi gosterilmeye calisiliyor.
 
Daha onceki tartismalarda da tekrar tekrar soylendigi gibi bu konuda yapilmis bilimsel calismalar var ve bu calismalar zipkinla balik avciligi ile trol avcilgini farkli turleri hedef aldiklari icin birbirleri ile alakali olmadiklarini gostermekte. Bilimsel makaleler diyor ki, ticari avciligin serbest, zipkinla avciligin yasak oldugu koruma alanlarindaki balik populasyonlari ile her ikisinin de yasak oldugu koruma alanlardaki balik populasyonlari arasinda bir fark yok iken, ticari avciligin yasak ama zipkinla sportif avciligin serbest oldugu koruma alanlarinda zipkinla avlanan turler acisindan belirgin bir azalma var. Bu da ticari balik avciligi ile zipkinla balik avciliginin ayni turleri hedef almadigini, zipkinla balik avciliginin belirli turler acisindan en onemli tehdit oldugunu gostermektedir.
 
Bu durum butun dunya tarafindan farkedilmis oldugu icin bugun bircok ulkede zipkinla avciligin tamamen yasak oldugu koruma alanlari olusturulmustur. Bati Akdeniz'deki denizel koruma alanlarinin bazilarinda amator avcilik yasakken ticari avcilik hala serbesttir, cunku bu alanlardaki korunmasi gereken balik populasyonlarinin uzerindeki esas baskinin ticari degil amator avcilik oldugu bilimsel olarak tespit edilmistir.
 
Ulkemizde amator avlananlarin sayisini kimse bilmiyorken, zipkin en cok satilan sualti malzemelerinden biriyken, serbest dalarak avlananlarin sayisi nargile/scuba ile avlananlarin sayisindan fazlayken, serbest avlananlarin kurallara uymayan "Tarzan"lardan daha az zararli oldugundan kim nasil emin olabilir?

Zipkin icin bir ruhsat/lisans alinmasi gerektigine siddetle karsi cikanlar var. Ancak bugun bircok ulkede zipkinla avlanmak icin lisans alinmasi gerekir. Bunlara Akdeniz ulkelerinden ornek vermek gerekirse:

Heryerde zipkinla avcilik icin lisans gereken ulkeler: Fransa, Yunanistan, Hirvatistan, Sirbistan, Slovenya, Suriye, Lubnan, Fas, Cezayir, Tunus

Bazi bolgelerde zipkinla avcilik icin lisans gereken ulkeler: Ispanya ve Misir

Goruldugu gibi Turkiye hala bu isin cok gerisinde. Acaba zipkinla avlananlarin sayisini belirlemek ve gerekirse bir kota koymak amaciyla amator su urunleri avciligini duzenleyen teblige zipkinla avcilik icin lisans alma zorunlugu getirilmek istense, bu "doga sever" zipkinci arkadaslardan kac tanesi bunu destekler, bence hicbiri.
 
Nasil ki trolun, girgirin yasak oldugu bolgeler varsa, bu avlanma yontemlerinden daha farkli turleri hedefleyen zipkinla avciligin da yasak oldugu bolgeler mutlaka olmalidir. Bu bilimsel calismalarin ortaya koydugu bir gercek iken, acaba her firsatta ne kadar "doga sever" olduklarini dile getiren ve yaptiklari isle dogayi koruduklarini soyleyen amator derneklerin kac tanesi bu tur avciliga kapali alanlarin olmasi icin caba sarfetmektedirler?
 
Avcilik ne sekilde yapilirsa yapilsin "surdurulebilir" olmasi gerekir. Bazi canli turleri insan baskisindan kesinlikle etkilenmeyebilir, ancak bazi turlerin devamliligini saglayabilmek icin de insanin kesinlikle o turun bir tane bireyine bile dokunmamasi gerekebilir.
 
Denizlerimizi korumak istiyorsak trolcusundan zipkincisina, scubacisindan teknecisine hepimizin elbirligi yapip, kendine ozgu yonetim plani, idaresi, zonlama sistemi ve kurallari olan denizel koruma alanlarinin bir an once bizim ulkemizde de olusturulmasina katkida bulunmaliyiz. Ama bunu yapmak icin amator avci arkadaslarin bazi alanlarda balik avlama sevdasindan vaz gecmeleri gerekir. Gorunuyor ki esas problemimiz burada.

Akdenizde denizel koruma alanina sahip 18 ulke icinde "korunan" toplam y�zey alani bakimindan Italya ve Yunanistan'in ardindan 3.sirada bulunmamiza karsin, bu alanlarin idaresi ve denizel yasamiyla ilgili hicbir kural kaidenin yasalarimizda olmamasi son derece traji komik bir durumdur. Sahip oldugumuz 12 adet "Ozel Cevre Koruma Alani" sadece kagit ustunda "koruma alani" olup, denizle ilgili avcilik, demirleme, insan kullanimi vs. gibi konularda hicbir sinirlamanin olmadigi carpik bir anlayisin urunudur. Bu konuda ne durumda oldugumuzu merak edenler asagidaki linkte Akdeniz koruma alanlari ile ilgili bilgileri bulabilirler.
http://www.medpan.org/_upload/1120.pdf

Amator balikcilik ile ilgilenen arkadaslara asagidaki linkte bulunan bilimsel calismayi mutlaka okumalarini tavsiye ederim. Pek islerine gelmeyecek olsa da en azindan akdenizdeki amator balikcilik hakkinda bilgi sahibi olsunlar ki, bu gibi ortamlarda daha bilincli yazsinlar.
ftp://ftp.fao.org/docrep/FAO/010/a1500e/a1500e01.pdf


Amator avciligin balik populasyonlari uzerindeki olumsuz etkileri hakkinda bilimsel calisma olmadigini soyleyenlere bu gibi tartismalara girmeden once konu ile ilgili bilgi sahibi olmalari icin asagidaki bilimsel calismalari okumalarini oneririm

-Frisch AJ, Baker R, Hobbs JA & Nankervis L (2008) A quantitative comparison of recreational spearfishing and linefishing on the Great Barrier Reef: implications for management of multi-sector coral reef fisheries. Coral Reefs, 27 (1), 85 - 95.

-Francour P, Harmelin J-G, Pollard D and Sartoretto S (2001) A review of marine protected areas in the northwestern Mediterranean region: siting, usage, zonation and management. Aquatic conservation marine and freshwater ecosystems, 11: 155-188.

-Ferreira CEL,  Gasparini JL, Carvalho-Filho A and Floeter SR 2005. A recently extinct parrotfish species from Brazil. Coral Reefs 24: 128.

-Coll J, Linde M, Garcia-Rubies A, Riera F and Grau A M. 2004. Spear fishing in the Balearic Islands (west central Mediterranean): species affected and catch evolution during the period 1975–2001. Fisheries Research 70: 97–111.

-Morris AV, Roberts CM and Hawkins JP. 2000. The threatened status of groupers (Epinephelinae). Biodiversity and Conservation 9: 919–942.

-La Mesa G and Vacchi M. 1999. An Analysis of the Coastal Fish Assemblage of the Ustica Island Marine Reserve (Mediterranean Sea). Marine Ecology. 20 (2): 147-165.

Eger okumaya niyetleri varsa pdf dosyalarini gonderebilirim.

Saygilarimla
Baki Yokes

Not: Bu tartisma iki grupta ayni anda yapildigi icin bu mesaji her iki gruba da gonderiyorum, iki kere alanlar lutfen kusuruma bakmasin.




Çevrimdışı
Erhan Balamur

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 211
  • Bursa
  • 2 Mesajı Toplam
    2 Kere Beğenildi
    • sualtıavcıları.org
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #39 : Şubat 23, 2010, 12:26:03 »
Ahsen korsaniçem  TSSF Yahoo Group tan alınmış bu mesaja aynı grupta bir çok arkadaşımız cevap vermiş  tekrar etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum , dernek başkanımızın konuya bakış açımızı yansıtan mesajını yayınlayayım sadece.

"Değerli arkadaşlar;

Avcılık Türklerin ata sporu.!

Hal böyle olunca anlayan anlamayan, bilen bilmeyen herkes avcı.

Ama bakıyorsunuz işin ucu en sonunda bize dokunuyor.!

Bizler bu sporu amatörce, fakat bilinçli yapan, (profesyonel yazdığınızda balık sattığınız düşünülüyor.) Sporun gelişmesi için dernekleşen, her sene Sempozyumlar düzenleyen, Yaptığınız bu kadar olumlu işe rağmen, her türlü olumsuzluk ilk fırsatta kendisine mal edilen kişi ve kişileriz.

Senelerdir balık neslinin tükenmesinde tek etken bizmişiz gibi gösterilmeye ve suçlanmaya alışmıştık. Üzerine bir de turistlerin zarar görme olasılığı eklendi.

Bu mantıkta terör örgütü ilan edilmemize ramak kaldı.!

Bakın sevgili arkadaşlar.

İçkili sürücü kaza yapacak, turist ve zarar verecek diye alkol yasaklanmaz.

Bizimle ilgili yasak koymaktan başka kimsenin bir çözüm ürettiği yok. Bu işin çözümü, yasaklamak değil.! Zıpkınla balık avcılığının ticaretini önlemektir. Buda denetimlerle yapılabilir.

Balık Neslini Tüketen bir avcılık düşünüldüğünde Scuba dalışı yapan arkadaşların aklına ilk Zıpkın avı Geldiği için arkadaşlarımız Trol, Gırgır ve diğer avcılık yöntemlerine dikkat çekmeye çalışmışlar. Konu çarpıtılmasın diyerek geçiştirilmiş.

Orfoz senelerdir sadece zıpkınla balık avcılığına yasak.! Peki bize senelerdir yasak olan bu tür balıkta halen tehlikesi varsa, zıpkınla avlanan kişiler üzerinde yasak tartışılmalı mı.?

Akdenize kıyısı olan ülkeler içerisinde, sadece ülkemizde zıpkınla avcılığa yasak olması kimseye garip gelmiyor mu. .?

Başka bir örnek vereyim ... Zıpkınla balık avlanması en kolay levrektir.

Bu balık; Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz olmak üzere denizlerimizin hepsinde bolca var.

Kolay avlanmasına rağmen tür tehlikesi var mı.?

Yok.!

O zaman ...!

Diyeceksiniz ki; Orfoz levrek gibi kolay üremiyor. Hayatının belirli bir evresini dişi diğer evresini erkek tamamlıyor. 7 yaşından sonra cinsel olgunluğa erişiyor.

Peki o zaman neden sadece zıpkıncıya yasak.? Neden olta ve diğer avcılık yöntemlerine yasak değil de, sadece zıpkınla ava yasak.!

Ama onlar az avlıyor diye geçiştiriliyor.

Ne kadar çok avladıklarını görmek isterseniz, alın Olta ve Denizcilik dergisini avlanan Orfozları Lahozları görün.

Soru şu: Tür tehlikesinden dolayı bu balık yasak mı.?

Yasak.

Bilimsel Çalışmalarımız önümüzde mi.? Dyelim ki önümüzde ...

Saygı duyuyorum ve avlamıyorum.

O halde herkese yasak olsun.!

Bu işin ticaretini yapanlar; zaten, yasak yöntemlerle avlanıyorlar. (Gece, Gündüz tüple, Gece tüple avlanıyor.) Balığı önceden anlaştıkları, lokanta, semt Balıkçısı ve mezat'a satıyorlar. Zıpkın balığını diğer balıktan ayırmak basittir. Üzerinde şiş izi olacaktır. Gece avlanan Balıklarda şiş izi kafa kısmındadır. Mezat, Balıkçı ve Lokanta vitrinlerin de Zıpkın balığı görüldüğünde cezai işlem uygulanırsa kimse o balığı almak istemez. Talep olmazsa yasak yöntemlerle avlayanda olmaz, vuranda olmaz, ticareti önlenir.

Biz amatörlerde rahat nefes alırız.

Zıpkınla balık avcılığının ticaretini yapan, bizim içimizde olduğu gibi her kesimden insan var. . .

Bu kişiler arasında yazın Scuba dalışı yaptırarak geçimini sağlayan, kışın sezon bitince zıpkınla balık avlayanda var.!

Kolluk kuvveti görevini sağlama amacı ile resmi kurum ve kuruluşlarda çalışan, halkın girmesi yasak olan askeri ve Diğer bölgelerde rahatça avlanarak bunu ek iş haline dönüştüren ticaretini yapanlarda.!

Yada ticaret amacıyla olmasa da günü birlik Plaja giden; plajda yatmaktan canı sıkılınca gördüğü ilk balıkçıdan kolayca ucuz palet ve Zıpkın alarak Plajda güvenlik önlemi olmadan balık avlayan değil ama avlamaya çalışan kişilerde var.

Ortada çok ciddi bir sıkıntı var. Herkesin yaptığı pislik bize dokunmaya başladı.

Bizimle ilgili çok ciddi bir ön yargı var. Zıpkınla balık avcılığı yapan kişiler akla geldiğinde eğitimsiz, argo, iki lafı bir araya getiremeyen, kişiler olduğu sanılıyor.

Bir Vakıf sitesinde zıpkınla balık avcılığının, ilegal avcılık olduğunu, yapan kişilerin görüldüğünde ihbar edilmesi gerektiği yönünde bir yazıyı üyelerimiz görmüş ve derneğimize bildirmişlerdi.

Bununla ilgili söz konusu vakfı aradım. Kurum Yetkilisi veya Vakıf Başkanı ile konu üzerinde görüşmek istediğimi belirttim. Yerinde olmadıgını ve cep telefonundan ulaşabileceğimi söylediler. Vakıf başkanının cep telefonunu verdiler. Kendisini aradığımda, kendimi sıfatımı tanıttığımda ilk iş olarak ne iş yaptığımı sordu.! Herhalde beni balıkçılık yapan biri olarak Gözünde canlandırdı. Gümrük Müşavir Yardımcısı olduğumu söyleyince, istediği cevabı alamamış olmanın kızgınlığıyla "Beni rahatsız etmeyin kardeşim." Diyerek telefonu suratıma kapadı. Girişimlerimiz ve Kanuni müracaatlar neticesinde ilgili Vakıf sitesi söz konusu yazıyı düzletti.

Sualtı Avcıları Derneği (SAD) olarak Koruma Kontrol Müdürlüğünün Sirküler toplantılarına Kuruluşumuz olan 2005 senesinden itibaren İştirak ediyoruz. Ilegal Avcılık la ilgili, balık neslinin sağlıklı gelişmesi için Koruma Alanlarının oluşturulması, Zıpkınla balık avcılığını sertifikalandırmak, hatta eğitimlerine göre bröve vermek, zıpkınlarını Alırken bu Sertifikaları göstererek bir nevi ruhsat olması amacıyla herkesin elini kolunu sallayarak Zıpkın almasına karşı çalışmalarımızı sunduk. Bizler neticede görüşlerimizi ve çalışmalarımızı ibraz ediyoruz.

Sıkıntı ve stres atmak amacıyla Ayda iki hafta sonumu ailemden ayrı geçirdiğim av da Sorunsuz ve rahat avlanmak benim en büyük dileğimdir. 400 km yol yapıyorsunuz tek Scuba dalıcısı ile uğraşmıyorsunuz. Aynı zamanda üzerinize tekne süren balıkçıdan tutun, dinamit attığını ihbar ettiğiniz balıkçıya kadar bir çok kişiyle mücadele ediyorsunuz.

Soner beyin sözünü ettiği bahsi geçen yasakla alakalı;

Turizm bölgelerinde zıpkınla Avcılığın yasaklanması ile ilgili forumlarda verilen tepki; dalış okullarının. Örneğin: Çanakkale de dalış yapan bir dalış okulu olduğunu varsayarsak; Seddülbahir den Bebek Kayalıklarına kadar her yeri dalış yaptığını göstererek yasaklatmaya çalışmasıdır.

Dernek forumumuzda bu yasakla ilgili forumda yazışmak yerine; Dernek avukatımız tarafından konuyla alakalı Koruma Kontrol Genel Müdürlügü'ne tebligat gönderilmiş. Alınacak böyle bir kararın bilgisi sorulmuş. Görüş ve fikir alınacak ise derneğimizin çalışmalarından faydalanılması için toplantılara davet edilmesi istenmiş. Bilgimiz haricinde alınacak, eşitlik ilkelerine ve insan haklarına, hukuki olarak girişimlerde bulunacağımızı belirtmiştik her kararın karşısında olacağımızı aykırı. Bunun haricinde bir Forumlarda tepkimiz olmamıştır.

Bizler sorunun bir parçası değiliz.

Fakat, çözümsüzlük içerisinde kişiler ve kurumlar yasakçı zihniyetleriyle sorunun bir parçası olma yönünde hızla adım atıyorlar.

Lütfen, sayısı hızla artan klüp ve derneklerimizi, yasakçı ve ön yargılı eleştirilere TSSF bünyesinden koparmak yerine. Yaptığımız Sporun gelişmesi kurallara uygun yapılması yönünde önyargısız çaba harcayalım.

Saygılarımızla.

Muzaffer KOÇ

Sualtı Avcıları Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı"



Çevrimdışı
Orhan Barut

  • S/Y Perim
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 2.364
  • Ankara
  • 8 Mesajı Toplam
    13 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #40 : Şubat 23, 2010, 12:53:40 »
Avcılığın bir spor olduğu iddiasına itiraz ediyorum.
Bana göre bir aktiviteye spor denmesi için hiç bir canlının zarar görmemesi gerekir. Bu mealde bana göre :
Boks, İspanyol boğa güreşi, avcılık v.b aktiviteler spor değildir.

Açıklaması : Yemek ihtiyacını gidermek için avlıyorsan buna spor denmez karın doyurma aktivitesi olur. Daha fazlası için avlanıyorsan yine buna spor denmez dense dense öldürme güdüsünün tatmini denir çünkü yemediğini atacaksın.

S/Y Perim, Turgutreis D-Marin.

Çevrimiçi
Ahsen Yüksek

  • S/Y Bora Bora 1
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 1.126
  • İstanbul
  • 22 Mesajı Toplam
    76 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #41 : Şubat 23, 2010, 13:11:19 »
Yazı bilimsel verilere dayalı okumaya değer bir yazı olduğu için buraya aktardım.
Yazıda amatör denizciliğinde trol ve gırgır gibi bir tehdit olduğu önlemler alınması gerektiği, nasıl trol ve gırgır için yasak varsa bazı özel bölgelerde zıpkınlı avcılığın yasak olması gerektiği gerçeği üzerine örülmüş. Her kes kötüdür değil, önlem alınması gerektiğini belirtiyor. Denetim yapılsın diyor sürdürülebilir balıkçılık adına. Orfoz birinci derce de koruma altında olan bir tür onun adı ondan sık zikredilir ama nerede yasak avcılık baskısı en çok o tür üstünde (özellikle zıpkınla). Defalarca dedim yinede vurgulayım bakanlıkta sirküler toplantılarında bilim adamlarının oy hakkı yok karavide istakaoz için artık bakanlık elamanlarına değil balıkçılara yalvarır olduk yasak konulsun diye. Sirkülerde yakın zamana kadar çinakop (ürememiş lüfer) ve lüfer için ayrı avlanabilir boy veriliyor. Bilim adamları da kimi eğiteceğini şaşırdı artık. Levrek kışın ürer yaza doğru stoğa katılım yapar ve dağılım alanları ülkemiz için çok elverişlidir. Rahat ürer ve büyür. Orfoz üreme sorunlarını siz belirtmişsiniz tekrar etmeyim bunun yanında kirlilik ve yerleşimden dolayı yer kaybıda var. Gökova körfezinde çok dar bir alana sığınıp yavru büytmeye çalışan bir türün üstüne bir de avcılık baskısını koyun.

“Bizimle ilgili yasak koymaktan başka kimsenin bir çözüm ürettiği yok. Bu işin çözümü, yasaklamak değil.! Zıpkınla balık avcılığının ticaretini önlemektir. Buda denetimlerle yapılabilir.” Bakın sizlerde sizlerde sorunun farkındasınız ve çözümler üretiyorsunuz. Yukardaki sadece biri.
Bir yazıyı okuyup kendi üstünüze alınarak savunma yazısı döşenmek kolay. Başka insanlarında işine gelir (Nitekim sualtıdergisi formunda gözbakır bey(?) bir sürü demogojik yanıtlar vermiş gereksiz yere). Asıl bilinçli insanların gerçekler üzerine üretilmiş (ki sizde kendi adınıza üretmişsiniz) fikirleri derleyip toplayıp KKGM ne, “Biz bu konularda bu bölgelerde denetimlerin sıklaştırılmasını istiyoruz” deme bilgeliğini göstermek yakışmaz mı.
Evet Türkler avcı dır. Avcı kalsın da. Avcı avlanma sahasını koruyan kişidir diye düşünüyorum.
Dediğiniz gibi “Hal böyle olunca anlayan anlamayan, bilen bilmeyen herkes avcı.”  Yani sap ile saman karıştırılmasın.
Saygılarımla
Ahsen YÜKSEK
(Denizleri seven biri :D)


Çevrimiçi
Ahsen Yüksek

  • S/Y Bora Bora 1
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 1.126
  • İstanbul
  • 22 Mesajı Toplam
    76 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #42 : Şubat 23, 2010, 13:14:17 »

Barut korsan fikrinize tamamen katılıyorum.
Avcılık ve spor birbirine yakışmıyor

(lütfen yanlış anlaşılmasın avcılığa karşı değilim nedense açıklama gereği duydum)


Çevrimdışı
Erhan Balamur

  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 211
  • Bursa
  • 2 Mesajı Toplam
    2 Kere Beğenildi
    • sualtıavcıları.org
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #43 : Şubat 23, 2010, 15:26:06 »
Ben kırmızı ışıkta geçtim ama oda geçiyor gibi bir bahane arkasına sığınmak tabii ki doğru değildir , önemli olan kırmızı ışıkta geçmemizi sağlayan düşüncenin yanlış olduğunu ortaya koyup ikna etmektir.
Bahse konu olan demogoji ustasının (G.Özbakır) görüşlerini asla savunmuyorum. ancak ön yargılı zihniyete de tamamen karşıyım.

Biz adı geçen balığın (orfoz) zıpkın ile avlanma yasağının kaldırılmasını savunmuyoruz , aksine tüm avcılık yöntemlerine yasaklanmasını öneriyoruz bunu son tebliğler toplantısında KKGM ne rapor halinde gerekçeleri ile de sunduk.

Maalesef dediğiniz gibi denizden anlamıyan kişilerin elinde olan bu oy hakları siyasi baskılar neticesinde kendi istedikleri gibi çıkarılmaktadır.

Tüm avcılık yöntemlerine kapalı doğal koruma alanları oluşturulmasını tabii ki destekliyoruz , bakın İmralı ve 3 mil çevresindeki av yasağı marmara bölgesinde balık popilasyonunun artmasına neden oldu yıllardır Marmarada görmediğimiz Sinarit  üremeye başladı , Karagöz ona keza , Çizgili mercan , Deniz alası , Granyöz aklıma gelen ve son yıllarda rastlanan balık türleri. Bu gerçeği nasıl görmezden gelebiliriz.

Biraz klasik olacak ama söylemeden edemiyorum , aslında en büyük düşmanımız eğitimsizlik , bilgisizlik , cehalet ,vurdum duymazlık.
Denize atılan bir naylon poşetin verdiği zararı , sorumsuz balıkçıların denizde bıraktıkları hayalet ağların balık nesline verdiği tahribatı , paragatın yaptıklarını , gece zıpkın ile avlanan scubacılarının katliamını , fabrika atıklarının dipte yaptığı tahribatı , ıskarta avın zararlarını en yakından görüyoruz ve yardımımız olabilecek her konu da herkez ile çalışıyoruz.

Gecen yaz sonu  Mudanya limanında yaptığımız dip temiziliğinde (0-30 mt.)  ,çok  dar bir alanda bir kamyon dolusu doğanın kabul etmediği bir kamyon dolusu atık çıkarttık neler çıktığını görseniz hayret edersiniz tekne dümeninden tenteye cep telefonlarında tabancalara kadar aklınıza ne gelirse var.
Bunları bizim insanımız yapıyor uzaydan gelmiyorlar , önemli olan deniz kirleten mantığı ıslağ etmek dip temizliği ile hiç bir şeyin halledilmeyeceğinin elbette ki farkındayız.
Düşünebiliyormusunuz çıkarttığımız bir kamyon dolusu atığın  görenler üzerindeki etkisini , çöpler ile hatıra fotoğrafı bile çektiren vardı , binlerce kişi o pırıl pırıl suyun altında neler olduğunun farkına vardı , küçücük çocukların beynine kazındı bu iğrenç tablo.


...............

Sualtı avcılığının spor olmadığı konusunda tabii ki size katılmıyorum aynı fikirde değilim.

Saygılar...


Erhan Balamur 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: tolgasezer (Kasım 10, 2011, 11:58:13)

Çevrimiçi
Ahsen Yüksek

  • S/Y Bora Bora 1
  • Gezgin Korsan
  • *
  • İleti: 1.126
  • İstanbul
  • 22 Mesajı Toplam
    76 Kere Beğenildi
Ynt: Zıpkın ile balık avı
« Yanıtla #44 : Şubat 23, 2010, 15:36:56 »

Erhan bey saygıyla önünüz de eğiliyorum
benim diyecek bir sözüm yok artık

saygılar
ahsen


 


Zıpkın ile balık avı Konusuna Ait Benzer Konular

Balık avı turları
Selamlar,Bir arkadaşım sordu dün.Eşi ve kendisi için İstanbul'da balık avı turu gibi birşey arıyor.  Hani tekne-takım tüm malzem... Devamı...

Gösterim: 421 - Yanıt: 5 - Başlatan:Umut Korkmaz
Yunus usulü balık avı!
Balık piş ağzıma düş!    Ne zeki hayvanlar şu yunuslar yahu  http://vimeo.com/8734916 Devamı...

Gösterim: 309 - Yanıt: 4 - Başlatan:Dilek Hepgüler
Marmara Adası Zıpkın avı
Ekim ayında ben ve ekip arkadaşlarım ile yaptığımız bir avdır.Yer Marmara adası,Eşkinalar 21 metrede taş altı tekniği kullanılar... Devamı...

Gösterim: 660 - Yanıt: 17 - Başlatan:Alper Balamur
Bursalı korsanlar 23 Nisan'da Bozcaada'ya zıpkın ile balık avına gidiyor...
Erhan ve Alper Korsan 23-25 Nisan Bozcaada'da zıpkınla balık avı etkinliklerine Bursalı korsanları da davet etti. Har'em teknesi... Devamı...

Gösterim: 85 - Yanıt: 0 - Başlatan:Nedim Yıldız
Yelken Seyri ile İlgili Tiyolar, Yelken Trimleri ile İlgili Cinlikler
Geçenlerde bir seyir sırasında aklıma geldi: Temel trimler dışında hepimizin yelken seyrinde kendimize göre uyguladığımız, zaman... Devamı...

Gösterim: 1674 - Yanıt: 67 - Başlatan:Özgür Evren
Boğazda istavrit avı 29.05.2011
Pazar günü uzun zamandır hasretini çektiğimiz balık avı olayını gerçekleştirmek için kadim dostum kamuran ve kenan abiyle sabah ... Devamı...

Gösterim: 232 - Yanıt: 9 - Başlatan:Musa Sağlam
Kalem pil ile çalışan cihazın 12 volt elektrik ile çalıştırılması.
Arkadaşlar teknede derinlik göstergesi yoktu bende hem balık tutarsam falan faydası olur hemde derinlik göstergesi olarak kullan... Devamı...

Gösterim: 170 - Yanıt: 8 - Başlatan:Murat Aktürk


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal